Sağlık Bakanlığı Sağlık Personeli Alımı Branş Dağılımı

Sağlık Bakanlığı Sağlık Personeli Alımı Branş Dağılımı

Sağlık bakanlığı sözleşmeli personeli alımı, sağlık bakanlığı personel alımı branş dağılımı, sağlık bakan
Ana Sayfa Genel, Güncel, Makale 10 Ekim 2015 2215 Görüntüleme

Sağlık çalışanları hakaret, tehdit ve şiddete neden maruz kalıyor ?

  Hasta ve sağlık çalışanları arasındaki ilişki güven ilkesine dayanmaktadır. Bu güven onarılması güç bir şekilde yıkıldı. Nasıl mı?

Eskiden hasta ve yakınları belki günümüzdeki gibi daha etkin ve yaygın bir sağlık hizmeti alamıyorlardı. Hatta hasta hakları birimleri, sabim, alo 184, Bimer, hastanelerde hasta iletişim birimleri gibi şikâyet başvuru kanalları da yoktu. Ama sağlık çalışanlarına karşı güven ve saygı vardı. Hastaların sağlık hizmetlerine yönelik beklentilerinin artırılmasına karşın, bu hizmeti verecek yeterli sağlık personeli istihdamı yapılmadı. İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumlulukları ve hataları ilk muhatap olunan sağlık çalışanına tevdi edildi. Kusur ve aksamanın bedeli kısa yoldan bizlere ödetildi. Sağlık çalışanlarının iş yükü artırıldı. Bir günde ortama bakması gereken hasta sayısı 3’e, 4’ e katlandı. Sağlık sistemin kusurlu işleyişine, sağlık personeli, hasta ve yakınlarına yem edildi. Politize söylemlerle itibarsızlaştırıldı. Maaşlarımız artırılmak yerine, performans denen güven kırıcı bir sistem getirildi. Daha çok para kazanabilmek için birçok gereksiz işlem yapmaya zorlandık. Bu da hastalarda acaba bu işlem gerekli miydi? Diye şüphe ve tereddütlere sebep verdi. Hiçbir suçu olmayan sağlık çalışanları, sistemin defolarına kalkan edildi.

Nihayetinde hakaret, tehdit, psikolojik ve fiziksel şiddet ve hatta cinayetlerle baş başa bırakıldık. Bir şiddet yasası çıkarma gereği bile düşünülmedi. Hasta ve yakınlarına sürekli hakları empoze edildi. Sorumlulukları ve haddini bilme konusu kulak ardı edildi. Hele bizlere hakaret ve tehdit sıradanlaştırıldı. Bizlerde artık normal bir durummuş gibi şikâyet etme gereği bile duyamıyoruz. Çünkü çalışma hayatımızın bir parçası haline getirildi. Hasta memnuniyeti %70-80 lere ulaştı diye övünenler, bu memnuniyeti sağlayanlar ne durumda diye hiç umursamadılar. ‘’Sana sevdanın yolları bana kurşunlar’’ şarkısı bizlerde gerçek oldu.

Sağlık çalışanlarının da elbette bu kötü gidişte parmağı oldu. Bizleri temsil etme kabiliyetinden uzak, hatta satan STK lara hücum ettik. Bana dokumayan yılan bin yaşasın düsturuyla hareket ettik. Sindirme politikalarına eyvallah dedik. Ufak tefek menfaatler uğruna pustuk, sustuk, korktuk, korkutulduk ve de yıldık. Hasta ve yakınlarıyla sağlık iletişimi konusunda yetersiz kaldık, eğitilmedik.

Ve nihayetinde, sağlık çalışanları ve hastalar birbirine güvenmeyen, ama insan sağlığı gibi önemli bir konuda alış-veriş yapmak durumunda olan ilginç bir ortamla karşı karşıyalar.

Anadolu Hayad Genel Sekreteri Abuzer ÖZAVCI;Bu sorunların çözümleri yok mu? Elbette var. Yeter ki samimiyetle insan haklarına, bu bağlamda sağlık hakkına ve de çalışan sağlığı ve güvenliğine ve de memnuniyetine gereken değerler verilsin. Sararıp dökülen yaprakları toplamakla meşgul olmaktansa, sorunun temeline inilmelidir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.