Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devleten yapılacak

Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devleten yapılacak

Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devlete alınıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY tarafından yap
Ana Sayfa Genel, Güncel, Hemşire, Medya'dan Haberler 30 Mayıs 2020 476 Görüntüleme

Koronavirüse yakalanan Dilek Hemşire bebeğini kucağına alamadan hayatını kaybetti

Bebeğinin kokusunu bile alamadı! Dilek hemşire 41 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Doğum iznindeyken corona virüsü nedeniyle hastaneye yatırıldı. 34 haftalık bebeği sezaryenle alındı. Kokusunu bile alamadığı oğlu 20 gün sonra taburcu oldu ama Dilek hemşire tam 41 gündür yaşam mücadelesi veriyor.

Yoğun bakım hemşiresi olarak görev yapan Dilek Akçabelen (30), 10 yıl boyunca gece gündüz demeden yüzlerce hastaya şefkat eli oldu.

MUTLULUĞA ‘CORONA’ GÖLGESİ DÜŞTÜ

İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Dilek hemşire, üç yıl önce 28 Nisan’da Tansu Akçabelen’le nikâh masasına oturdu.

Hastanede herkes tarafından sevilen genç kadın hamile olduğunu öğrendi. Corona virüsü salgını başladığında 34 haftalık hamileydi ve doğum iznine ayrılmıştı.

Dilek hemşire, birkaç hafta sonra bebeğini kucağına alma hayaliyle ona giysiler seçti, odasını hazırlamaya başladı. Ancak bu mutluluğa corona virüsü gölgesi düştü.

SADECE BİRKAÇ SANİYE GÖREBİLDİ

Dilek Akçabelen, yüksek ateş, sırt ve bel ağrısı şikayeti ile 11 Nisan gecesi hastaneye kaldırıldı. Bebeğin kalp atışları zayıflayınca üç gün sonra sezaryene alındı. Dünyaya getirdiği oğlunu sadece uzaktan, o da birkaç saniyeliğine görebildi.

Eşi, kardeşi, anne babasıyla görüntülü konuşma yaptı, bebeğini videoda da gördü. Her şey yolunda görünüyordu, “5 gün sonra çıkacağım hastaneden” diyecek kadar iyimserdi. Ancak sezaryenden sonra hem lohusalık hem de izole odada tek başına yatmanın yarattığı travma ile ağlama krizleri başladı. Durumu hızla kötüleşti ve doğumunun ertesi günü uyutularak yoğun bakıma kaldırıldı.

41 GÜNDÜR YOĞUN BAKIMDA

Tansu Akçabelen,gözyaşları içinde şunları söyledi:

* Sezaryen olduğu akşam gayet normaldi. Görüntülü konuştuk, yazıştık. Odaya hiç kimseyi alamadılar. O da eşimi olumsuz etkiledi. 15 Nisan gecesi yoğun bakıma almak zorunda kaldılar. Bir hafta sonra da akciğerinde sertleşme oluştuğu için oksijen tedavisi ya da solunum cihazı da işe yaramamaya başladı ve yapay kalp-akciğer makinesi ECMO’ya bağlandı.

* 41 gündür yoğun bakımda. Hastalanmadan önce izindeydi, çalışmıyordu. Birkaç kez markete ve eczaneye gittik sadece. Pazara dahi gitmedik. Onda corona çıkınca ailede herkese test yapıldı ama herkes negatif çıktı. Nereden kaptı hiçbir fikrimiz yok.

”EŞİME CAN, OĞLUMA UMUT OLUN”

* 33 gündür makineye bağlı yaşıyor. Tek çaremiz akciğer nakli. Sosyal medyadan kampanya başlattık. Organ çıkarsa nakil ameliyatını yapacak olan doktor ile görüştük ama Türkiye’de Avrupa’ya göre organ bağışının çok yetersiz olduğunu söyledi o da.

* Ben insanları organ bağışına davet ediyorum. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınlarına bağış yapmaları için çağrıda bulunuyorum. Eşime can, oğluma umut olun. (DHA)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.