Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devleten yapılacak

Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devleten yapılacak

Sendika üyelik ve istifa işlemleri e-Devlete alınıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY tarafından yap
Ana Sayfa Genel, Güncel, Hemşire 20 Ocak 2017 1328 Görüntüleme

Kanseri yenen hemşire: Peruğum düştü, ‘simurg olma zamanıdır’ dedim

   Hemşire Olcay Kasımoğlu, kanserle mücadelesini “Simurg Olmak Zamanı” adlı kitapla anlattı. Kasımoğlu, kitap yazma düşüncesinin kalabalık bir ortamda peruğunun yere düşmesiyle geliştiğini söylüyor: Peruğum çamur içindeydi, elime aldım, hayalet gibi evimin yolunu tuttum. Ve o gün ‘simurg olma zamanıdır’ diye düşündüm.

Meme kanseriyle 2012 yılında, 42 yaşındayken tanışan Hemşire Olcay Kasımoğlu, hastalığa dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için yaşadıklarını kitaplaştırdı.

Kasımoğlu, “Simurg Olmak Zamanı” adıyla raflarda yerini alan kitapla, meme kanseriyle yüzleşen kadınların yaşadığı sorunlara ve zorluklara dikkat çekmek istediğini söylüyor.

Hastalıkla mücadele ederken sıkıntılı günler yaşadığını belirten Kasımoğlu, “Eşimden ayrıldım, 2 çocuğumla yaşıyorum. Bir taraftan çocuklarımın bakımını üstlenmek, diğer taraftan kanser gibi bir hastalıkla mücadele etmek beni çok zorladı, zor günler yaşadım ama hiçbir zaman yılmadım, hep ayaklarımın üstünde durmayı başardım” diyor.

”İlk kez avazım çıktığı kadar ağladım”

Tedavi sürecinde kemoterapi nedeniyle saçları dökülen ve peruk takan Kasımoğlu, kitap yazmaya ise kalabalıkta çamura düşen peruk nedeniyle karar verdiğini söylüyor ve o gün yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Peruğum çamur içindeydi, elime aldım, hayalet gibi evimin yolunu tuttum. Eve varır varmaz soluğu lavaboda aldım. İlk kez avazım çıktığı kadar ağladım, peruğu duvara fırlattım. Aynadaki yüzüme baktım, gözlerim kan çanağına dönmüştü. O anda aynı şeyleri hisseden çok sayıda kadın olduğunu düşündüm ve meme kanserinde farkındalık yaratmak için yaşadıklarımı yazmaya karar verdim.”

“Simurglar gibi küllerimden doğmak istedim”

Kısaca o gün ‘küllerinden yeniden doğmaya’ karar verdiğini söyleyen Kasımoğlu, “Simurg, inananların ve inanmaktan, ümit etmekten vazgeçmeyenlerin hikayesiydi. Bu rivayetteki bilinç, yaşadıklarıma çok yakındı. Hayatımı sınava tabi tutan bu hastalıktan sonra, hayata bakış açımda yenilikler olmuştu. Anka kuşları gibi kendi küllerinden, yeniden doğmak, kulağa çok hoş geliyordu. Sanki bir ışık, kabuk bağlamış yüreğimden içeri sızmıştı” diye konuşuyor.

“Öğrenilmiş öğretilmiş çaresizliği kabul etmek cehalettir”

Simurg Olmak Zamanı ile meme kanseriyle tanışmış kadınlara, “Hayat alınganlık yapacak kadar uzun değil. ‘Kaderimiz böyleymiş’ deyip; öğretilmiş, öğrenilmiş çaresizliği kabul etmek cehalettir. Herkes kendi hayatını yaşamak ve hayata olumlu katkılar sağlamak için burada” diye seslenen Kasımoğlu’nun “Yüreğimde Sakladığım Son Sözüm” ile ”Asi ve Mavi” adlı iki de şiir kitabı bulunuyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.